« Önceki |

23/5/2008

tektilde kimyasal testler

A       TEKSTİLDE KİMYASAL TESTLER

Analiz nedir?  Nasıl yapılır?

En genel anlamı ile “analiz” sözcüğü çözümlemedir.  Tekstilde kimyasal analiz, inceleme konusu olarak seçilmiş maddeleri (örneğin elyaf, deterjan v.b.) tanıma ve bileşenlerini belirleme bilgisidir.  Bu bilgiler işletmede kaliteli bir ürün elde etmek için kullanılır.

Kalite nedir?

Kalite çok genel anlamda “kullanım amacına uygunluk derecesi” şeklinde tanımlanabilir.  Ancak bu şekildeki bir kalite tanımı, kalitenin anlamını oldukça daraltır.  Daha geniş anlamda kalite bir mamulün veya hizmetin kalitesi, tüketici gereksinimlerini mümkün olan en ekonomik düzeyde karşılamayı amaçlayan pazarlama, mühendislik, imalat ve kalitenin devam ettirilmesi özelliklerinin bileşimidir” biçiminde, ifade edilebilir.

Yüksek kalite elde edilmesinde denetim altında tutulması gereken üç temel faktör vardır:

-         Makine

-         İnsan

-         Malzeme

 Makine; işletmede bir yatırım konusudur.  Bu yatırım, ancak amaca uygun makine seçimiyle ve makinelerin çalıştırılmasının, bakımının iyi bir şekilde yapılmasıyla kendini amorti eder.

İnsan gücü; makineleri işleten, bakımlarını yapan, malzemeleri kullanan bir unsurdur.  Buna göre makine ve malzemelerin verimli kullanılabilmesi için insan gücünün sağlıklı bir şekilde denetlenmesi ve eğitilmesi gerekir.

Malzemeler; üretim için en önemli tüketim unsurlarıdır.  Bunların, üretim için en uygun özellikte olmaları, ucuza temin edilebilmeleri, yerinde ve yeterli miktarda kullanılmaları verimlilik için esastır.

Verimlilik, kontrol yapılarak sağlanır.  Kontrol işlemi üretimin her basamağında istenilen amaç doğrultusunda yapılarak yürütülür.  Üretimin amaca uygun yürüyüp yürümediği fiziksel ve kimyasal analizlerle tespit edilir.  İşletmede analiz, laboratuvarlarda fizik ve kimya yöntemlerini uygulayarak gerçekleştirilir.

A.1        Laboratuvar ve İşlevleri

Fabrikada analiz işlemleri laboratuvarlarda yapılır.  Bilimsel araştırmaların, çeşitli analizlerin yapılması için gerekli araç ve gereçlerin bulunduğu yere laboratuvar denir.  Laboratuvarın ana fonksiyonu kısaca araştırma-geliştirme ve kontrol şeklinde tanımlanabilir. 

Tekstil terbiye işletmelerinde iyi donatılmış laboratuvarlara ihtiyaç olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortak bir fikir olarak ortaya çıkmıştır.

A.1.1       Laboratuvarın Kontrol Görevi

A.1.1.1      Üretim Öncesi Kontroller

Bir işletmede birden çok malzeme (kimyasal madde, boyarmadde, tekstil yardımcı maddesi vb.) kullanılmaktadır.  Bu malzemelerin işetmeye satın alınması esnasında istenen özelliklerde olup olmadığı saptanır.  Ayrıca işletmede bulunan esas bölüme yardımcı kısımlardaki, girdilerin (yakıt, su vb.) kontrol edilmesi gereken değerleri tespit edilir.

A.1.1.2      Üretim Sırasında Kontroller

İşlem koşulları (sıcaklık, kimyasal madde konsantrasyonu, pH vb.) üretim sırasında takip edilmelidir.  Ayrıca üretim akışı içinde veya önceden yapılan örnek boyama işlemleri ve reçetelerin çıkartılması çok önemlidir.

A.1.1.3      Üretim Sonrası Kontroller

Uygulanan işlemler sonucunda istenen terbiye özelliklerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek amacıyla yapılan haslık kontrolleri, görünüm ve kulanım özellikleriyle ilgili kontroller, hatalı üretim ve zarar görme durumlarında hata ve zararın nedenlerinin araştırılması vb. gibi çalışmalar son kontrol kapsamındadır.

A.1.2       Laboratuvarın Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Görevi

1-      Yeni yöntemlerin geliştirilmesi,

2-      Mevcut yöntemleri işletme emniyeti ve maliyet açısından düzeltme çalışmaları yapılması,

3-      Teknik ve ekonomik yönden en uygun ürün için, mamullerin seçiminin yapılması,

4-      Ön terbiye, boya, baskı ve bitim işlemlerinin ön reçete hazırlıklarının yapılması,

5-      Deney ve kontrol yöntemleri geliştirilmesi,

6-      İşletme tecrübelerinin, katalog ve yayınların sistematik bir şekilde toplanmasının ve korunmasının sağlanması gibi.

İşletmedeki laboratuvarın har iki görevi de aynı derecede önemlidir.  Çok yönlü yetenekli elemanlara gereksinim vardır.

Laboratuvarda Çalışma Teknikleri

1-      Deneylere başlamadan önce deney talimatları iyice okunmalı, deneyle ilgili teorik bilgiler tam olarak bilinmelidir.

2-      Deney yapılan araçların temiz, kurulacak düzeneklerin düzgün ve sağlam olması gerekir.

3-      Çalışma yeri temiz olmalı, laboratuvar kıyafeti önceden giyilmeli ve laboratuvar gözlüğü bulundurulmalıdır.

4-      Deney yapılırken tüp, beher, erlen vb. gibi araçlardan çıkan buhar ve gazlar buruna yaklaştırılarak koklanmamalı, elle aracın üzerinden hafif rüzgar yaparak buhar ve gazları buruna getirmek suretiyle koklanmalıdır.

5-      Deney tüplerinin ısıtılmasında tüpün ağzı yüze döndürülmemelidir.

6-      Katı maddeler şişelerden yeterli miktarda kaşık veya spatül ile alınır.  Ayrı maddeler için ayrı spatül kullanılmalı veya spatül iyice yıkanıp kurutulduktan sonra tekrar kullanılmalıdır.

7-      Sıvı maddeler alınırken, şişenin kapağı sağ elin parmaklarının arasına alınır.  Sol elle tutularak kapak sağa döndürülerek açılır.  Kapak masanın üzerinde temiz bir yere ters olarak konur.  Ağzı açık şişe sağ elle gövdesinde tutulur tüpe şişe içindeki maddeden istenilen miktarda boşaltılır.  Boşaltma işlemi bitince şişenin ağzı hemen kapağı ile kapatılır.

A.2        Tekstil Liflerinin Kalitatif Analizi

Tekstil Endüstrisinin temel malzemesi liflerdir.  Çeşitli lifler ya tek başlarına veya karışımları halinde kullanılarak tekstil ürünleri elde edilir.  Bazı durumlarda lif ve lif karışımlarının türleri ve miktarlarının bilinmesine ihtiyaç duyulur.  Bu durumlarda lif veya lif karışımlarının analizi gerekir.  Lif analizi iki yöntem ile yapılır:

1-     Kalitatif (nitel) analiz yöntemi

Tekstil malzemenin hangi cins lif veya liflerden meydana geldiğinin tespit edilmesi için uygulanan yönteme denir.

2-     Kantitatif (nicel) analiz yöntemi

Lif karışımlarından yapılmış tekstil malzemesinin içerdiği liflerin miktarlarını              -oranlarını- tespit etmek için uygulanan yöntemdir.

A.2.1       Kimyasal Deneyler İçin Deney Numunelerinin Hazırlanması

Laboratuvarda analize başlamadan önce tekstil malzemeleri lif, iplik, kumaş veya konfeksiyon mamulü biçiminde partiler halinde bulunur.  Parti, bir seri deneyler sonuçlarına bağlı olarak hakkında karar verilen malzeme miktarıdır.  Örneğin pamuk balyası, kumaş topları vb. gibi.

Laboratuvarda analizi yapılacak deney numunesi bir tekstil malzemesi partisinden ve partiyi tam olarak temsil edecek şekilde ve yeterli miktarda alınmış olmalıdır.

A.2.2       Numunelerin Analize Hazırlanması

Kalitatif analiz için çoğu kez numunelerin, önceden analize hazırlanmasına ihtiyaç duyulmaz.  Bununla beraber bir yanılmaya neden olmaması için lif üzerindeki haşıl, apre maddeleri ve boyarmaddeler uzaklaştırılır.  Ayrıca numunelerin analizi sırasında bir boyama deneyi uygulanacaksa ve numune boyalı ise lif üzerindeki boyarmaddelerin sökülmesi gerekir.  Bu amaçla life değişik ön işlemler uygulanır.

A.2.2.1      Haşıl Maddeleri

A.2.2.1.1    Haşıl Maddelerinin Tespiti

Önce lif üzerinde haşıl maddesinin mevcut olup olmadığı ve varsa hangi tür olduğu tespit edilir. 

Bu işlem için iyot/potasyum iyodür (I2/KI) çözeltisi hazırlanır.  (1 gram iyot ve 5 gram KI 100 ml destile su içinde çözülür).  Numune üzerine I2/KI çözeltisinden damlatılır.  Mavi renk meydana gelirse nişasta veya polivinil alkol mevcuttur.

Keten Tohumu Yağı

Keten tohum yağı haşıl maddesi olarak uygulanmışsa numune %10 luk sodyum sülfit çözeltisi ile muamele edilir.  Örnek üzerinde kahverengi renk meydana gelir.

A.2.2.1.2    Haşıl Maddelerinin Giderilmesi

Suda çözünen haşıl maddeleri (jelatin, selüloz eterleri, suda çözünen reçineler veya rejenere selüloz liflerinde çok kullanılan yapıştırıcı maddeler vb.)  su ile uzaklaştırılabilir.  Numune 500C deki destile su içerisinde ara sıra karıştırarak 2 saat bekletilir.  Önce aynı derecedeki destile su sonra soğuk destile su ile durulanır, daha sonra da kurutulur.

Nişasta, enzimlerle uzaklaştırılır.  Enzimler, nişastayı suda çözünebilen maltoza dönüştürürler.  Numune %2-5 lik enzim (Diostafor, Fermosol vb.) çözeltisine, 50-65 0C da pH 4,6-5,2 yaklaşık 4-5 saat daldırılır.  Daha sonra birkaç kez destile su ile durulanır ve sonra kurutulur.  Yıkama işlemine başlamadan önce I2/KI çözeltisi ile nişastanın tamamen uzaklaştırıldığı kontrol edilmelidir.

Keten tohumu yağı (Bezir yağı) selüloz asetat liflerinin haşıllanma işleminde kullanılır.  Keten tohumu yağının uzaklaştırılması için örnek, litresinde 5-10 gram Marsilya sabunu ve 2 gram sodyum perborat içeren banyoda 3 saat bekletilir.  Daha sonra aynı bileşimdeki ikinci bir banyoda 700C da iki saat tutulur.  Örnek banyodan çıkarılır destile su ile yıkanır, kurutulur.  Bu yöntem ile haşıl maddesi tamamen uzaklaştırılamadığından çok iyi sonuçlar elde edilemez.

A.2.2.2      Apre Maddeleri

Suda çözünen apre maddeleri destile su ile uzaklaştırılır.  Numune 15 dakika 800C deki su içinde bekletilir.  Daha sonra sıcak su ile durulanır.  Gerekirse deneme birkaç kez tekrarlanabilir. 

Katı ve sıvı yağlar ile buna benzer apre maddeleri içeren numune Soxhlet cihazında dietileter/etil alkol (1:1) karışımı ile ekstrakte edilerek giderilir.  Karışıma cihazda 20 kez sifon yaptırılır.  Daha sonra numune 250C de kurutulur.

Buruşmazlık sağlayan apre maddeleri, değişik kimyasal yapıya sahiptir.  Formaldehit esaslı yapıya sahip apre maddeleri içeren örneklerden apre maddesinin giderilmesi için örnek, 850C da 30 dakika 20:1 flotte oranındaki potatyumbisülfat çözeltisi (40g/L) ile işleme tabi tutulur.  Yıkanır, seyreltik sodyum bikarbonat çözeltisi ile nötralize edilir.  Daha sonra örnek sodyum hidroksit (14 ml 38Bé NaOH bir litreye tamamlanır) çözeltisinde 1:20 flotte oranında 85-90 0C da 1 saat muamele edilir.  Yıkanır, kurutulur.

Buruşmazlık sağlayan apre maddesi üre-formaldehit reçinesi içeriyorsa numune, ürenitrat (%5 lik) çözeltisi ile 20:1 flotte oranında 50-90 0C arasında 15 dakika muamele edilir.  Yıkanır, kurutulur.

Melamin reçineleri içeren numuneler 4ml derişik HCI ve litresinde 2 gram deterjan bulunan (Lavagent NA) 30:1 flotte oranındaki çözelti ile 70 0C da 20 dakika muamele edilir.

A.2.2.3      Boyarmaddelerin Lif Üzerinden Uzaklaştırılması (sökülmesi)

Kalitatif lif analizinde boyalı numunelerin gerektiğinde yeniden boyanabilmesi için öncelikle boyarmaddelerin uzaklaştırılması gerekir.

Boyarmaddelerin uzaklaştırılması indirgen veya yükseltgen maddelerle yapılabildiği gibi uygun çözücüler kullanarak da yapılabilir.  Ancak uzaklaştırma işlemi esnasında life zarar vermemek gerekir.  Bu nedenle life zarar verecek şartlarda çalışmamalıdır.

A.2.2.3.1    Boyarmaddeleri İndirgen Maddeler ile Uzaklaştırma Yöntemleri
A.2.2.3.1.1   Hidrosülfit Yöntemi

-         Nötr ortamda çalışma

Numune, 2 damla NH3 ve 0,5 gram hidrosülfit (sodyumditiyonit) bulunan 10 ml sıcak destile su içerisine konur.  Renk tamamen kayboluncaya kadar yavaş yavaş ısıtılır.  Sonra sıcak su ile iyice durulanır ve kurutulur.

-         Bazik ortamda çalışma yöntemi

Numune, 10 g/L lik sodyumditiyonit içeren 80 0C deki çözelti içine onur ve 15 ml sodyum hidroksit (38 Bé) ilave edilir, renk kayboluncaya kadar işleme devam edilir.  Örnek durulanır, kurutulur.  Daha çok selüloz esaslı liflerin üzerindeki boyaların sökülmesinde kullanılıp, hayvansal lifler ve selüloz asetat lifler için uygun değildir.  Bazı selüloz liflerini boyayan boyarmaddelerin uzaklaştırılmasında zorluk çıkabilir.  Bu durumda flotteye &15 oranında bütilkarbitol katılması iyi sonuçlar verir.

A.2.2.3.1.2   Çinko Formaldehit-Sodyumsülfoksilat Yöntemi

Protein liflerin üzerindeki boyarmaddelerin uzaklaştırılmasında sodyumditiyonit de kullanılabilir.  Ancak işlem bazik ortamda değil asidik ortamda yapılmalıdır.  Sodyumhipoklorit ise boyarmaddelerin sökülmesinde kullanılamaz.

Çinkoformaldehit-sülfoksilat (%5 Decrolin) ve %3 formikasit veya asetikasit içeren banyoda, numunenin 30 dak. kaynatılması ile yapılan işlem ile en iyi sonuçlar elde edilir.  Bu yöntem selüloz asetat liflerinin üzerindeki boyarmaddelerin uzaklaştırılmasında kullanılabilir.  Poliamid liflerin üzerindeki boyarmaddelerin uzaklaştırılması ise, numunenin derişik Decrolin çözeltisi ve formik asit içeren banyoda kaynatılması ile yapılır.

 

A.2.2.3.2    Boyarmaddelerin Yükseltgenmesi ile Uzaklaştırma Yöntemleri
A.2.2.3.2.1   Bazik Hipoklorit Yöntemi

Bu yöntem, selüloz esaslı liflerin üzerinde bulunan boyarmaddelerin uzaklaştırılmasında kullanılır.  Numune, sodyum karbonat ile pH’sı 10-11 ayarlanmış 0,1 N sodyumhipoklorit çözeltisi içine sokulur.  İşlem dikkatli bir şekilde yapılmalıdır.  Bu yöntemin kullanma alnı sıırlıdır. 

A.2.2.3.2.2   Asidik Hipoklorit Yöntemi

Numune, asetik asit veya sülfirik asit ile asitlendirilmiş 0,04 N sodyumhipoklorit çözeltisi ile oda sıcaklığında muamele edilir.  Selüloz lifleri bu yöntemde çok zarar görebilmektedir.

A.2.2.3.2.3   Sodyumklorit Yöntemi

Anilin siyahı, kükürt boyarmaddeleri ve diğer bazı boyarmaddeler seyreltik asetik asit ile pH’sı 5 ayarlanan %2 lik sodyumklorit çözeltisinde kaynatılarak uzaklaştırılabilirler.  Bu işlem liflere zarar vermez.  Çözeltiye az miktarda H2O2 katılması klordioksit gazının çıkışını yavaşlatacağından daha iyi sonuçlar alınır.

A.2.2.3.3    Boyarmaddeleri Organik Çözücüler ile Uzaklaştırma Yöntemleri
A.2.2.3.3.1   %20 lik pridin çözeltisi

Bir çok direkt ve dispers boyarmaddeler Soxhlet cihazında % 20 lik pridin çözeltisi ile ekstrakte edilerek uzaklaştırılabilir.  Ancak pridin çok fena kokulu bir maddedir.

A.2.2.3.3.2   Dimetilformamid

Selüloz lifleri üzerindeki boyarmaddeleri ile bir kısım küp boyarmaddeleri Soxhlet cihazında Dimetilformamid ile ekstrakte edilerek uzaklaştırılabilir.

A.2.2.3.3.3   Monoklorbenzen

Poliester lifler üzerindeki dispers boyarmaddeler Soxhlet cihazında monoklorbenzen ile 100 0C geçmemek şartıyla uzaklaştırılabilirler.  Bu yöntemle asetat lifleri üzerindeki dispers boyarmaddeler de sökülebilir.

A.2.2.3.3.4   o-klorfenol

bir çok küp ve azoboyarmaddeler o-klorfenol ile kaynatılarak uzaklaştırılabilirler.  Organik çözücü ile kaynatma işlemine başlamadan önce selüloz lifleri %10 luk üre çözeltisi ile 1 dakika kaynatılırsa lifler şişer ve boyarmaddeler daha kolayca uzaklaştırılabilir.

A.2.2.3.4    Boyarmaddeleri Asit ve Bazlarla Uzaklaştırma Yöntemi
A.2.2.3.4.1   %5 lik asetik asit

Yün ve ipek lifleri üzerindeki bazik boyarmaddeler, % 5 lik asetik asit çözeltisi ile kaynatılarak uzaklaştırılabilir.

A.2.2.3.4.2   %1 lik amonyak çözeltisi

Yün ve ipek liflerin üzerindeki asit boyarmaddeler, % 1 lik amonyak çözeltisi ile kaynatılarak uzaklaştırılabilir.

A.3        Tekstil Liflerinin Kantitatif Analizi

Bileşenleri kalitatif analiz yoluyla kesin olarak belirlenmiş bir lif karışımında her bir lifin hangi oranda bulunduğunu tespit etmek için yapılan analiz işlemlerine kantitatif analiz yöntemleri denir.

Lif karışımlarının kantitatif analizi, hem iplik, kumaş ve diğer tekstil mamullerin teknolojik üretimlerinde hem de kalite kontrol ve terbiye işlemlerinde çok önemli bir analiz metodudur.  Özellikle iyi bir ağartma ve boyama işleminin uygulanabilmesi için ve aynı zamanda iplikçi veya dokumacıların hazırlamış oldukları lif karışımlarının karışım oranlarının doğru olarak bilinmesi gerekmektedir.

Lif karışım oranları fiziksel ve kimyasal olmak üzere iki yöntemle tespit edilebilir.  Fiziksel yöntemlerle yapılan tayinlerde yaklaşık, diğer yöntemde ise kesin analiz sonuçları elde edilir.

A.3.1       Fiziksel Analiz

Lif karışım oranlarının fiziksel yöntemle belirlenmesinde iki yol izlenir.

1-      Mekanik Yolla Ayırıp Liflerin Miktarını Sayma veya Tartma

Bu yöntem, kumaşın atkı ve çözgüsü iki değişik materyalden veya farklı yapıda değişik renkte ipliklerden meydana geldiğinde uygulanır.

Analizi yapılacak örnek kare şeklinde (5x5 veya 10x10 cm büyüklüğünde) kesilir.  Farklı yapıdaki lifler pens veya iğne yardımıyla atkı ve çözgüsünden ayrılır.  Her iki iplik cinsi ayrılarak sayılır, toplam lif miktarı bulunur ve hesaplanır.

Örnek:

Örnek büyüklüğü (5x5 cm)

Çözgü              :  Polyester       mçözgü   =0,256 g

Atkı                 :  Pamuk          matkı     =0,215 g

Lif karışımındaki polyester miktarı  = 0,256/(0,256+0,215)*100=% 54,4

Lif karışımındaki pamuk miktarı      = 100-54,4 =45,6

Poliester @%54            Pamuk @%46

Atkı ve çözgü ipliklerinin sayılmasıyla da lif karışımının oranları takribi olarak verilebilir. 

2-      Lifleri Boyayarak Ayırma, Sayma ve Tartma

Kalitatif lif incelemelerinde anlatıldığı gibi özel test boyarmaddeleriyle değişik renk tonlarına boyanan elyaf türleri de farklandırılabilir.  Elyaf karışımı, iplik veya kumaş vb. önce özel test boyarmaddesi ile boyanır ve mekanik olarak birbirinden ayrılır.  İyice yıkanır ve kurutulur.  Kondisyonlandıktan sonra mekanik olarak elyaf bileşenleri birbirinden ayrılır. 

A.3.2       Kimyasal Analiz

Analiz temeli:  Bu tip analiz, lif karışımındaki liflerden birini çözen fakat diğerini çözmeyen uygun bir çözücü ile çözme temeline dayanmaktadır.  Belli bir miktar lif karışımından hassas olarak tartılır.  Bu lif karışımı, uygun bir çözücü ile işleme sokulur.  Karışımı oluşturan liflerden biri çözücü madde tarafından çözülür.  Çözünmeden kalan kısım tartılarak karışın yüzdesi hesaplanır.  Bu yöntem kesindir.  Ancak, ön hazırlığın ve deneyin yapılışı özenle uygulanmalıdır.

Genellikle lif karışımları iki veya üç tip lif içerir.  İki lif karışımından meydana gelen örneklerde liflerden birisi uygun çözücü ile çözülür.  Kalıntı iyice yıkanır, kurutulur ve tartılır.  Tek bir ayırma yönteminin uygulanması yeterlidir.  Üçlü lif karışımlarının analizinde ikili karışımlarda uygulanan ayırma yöntemlerinin iki tanesi kombine edilerek tatbik edilir.  Lif karışımını çözme işleminde seçilen uygun çözücü, çözünmemesi gereken lifleri çok az olsa da çözebilmektedir.  Bu nedenle genellikle bu hatayı düzeltebilmek için her yöntemde liflerin kütlesinin doğru bulunabilmesi için düzeltme faktörü verilmektedir.  Bu düzeltme faktörü kalıntının kütlesiyle çarpılarak, çözünmeyip geri kalması gereken gerçek miktarın bulunmasına yarar.

Ön hazırlık

Analizi yapılacak örneğin üzerinde yağ, apre maddesi, haşıl maddesi gibi maddeler bulunabilir.  Hassas bir analiz için önceden bu gibi maddelerin giderilmesi gerekir.  Bunun için deney örneği Soxhlet cihazında petrol eteriyle saatte 6 devir yapacak şekilde 1 saat ekstrakte edilir.  Nişasta haşılı mevcut ise amilazlar yardımı ile haşıl giderilir.

Örnek alınması

Lif örneği, 3 ayrı analiz uygulamasını tekrarlayabilecek kadar yeterli miktarda olmalıdır.  Her bir örnek, analizi yapılacak materyalin çeşitli yerlerinden takriben 1-2 gram arasında alınarak hazırlanır.

Deneyin yapılışı

Analiz yöntemini seçebilmek için karışımın, hangi liflerden oluştuğunu önceden kalitatif olarak saptamak gerekir.  Eğer mümkünse tahmini karışım oranlarına göre yöntem seçilebilir.  Genellikle karışımda bulunan liflerden çok az miktarda olan lifin çözündüğü (% 70 den fazla) az miktarda olan lifin çözünmediği (% 30 dan az) bir yöntem seçilmelidir.  Eğer kimyasal olarak önceden zarar görmüş bir lif söz konusu ise bu lifin çözündüğü ayırma yöntemi uygulanmalıdır.

Çeşitli liflerin higroskobik (nem çekme) özellikleri birbirinden farklı olması nedeniyle içerdikleri nem miktarı da değişiktir.  Bu nedenle analizi yapılacak örnek tartmadan önce 105±30C de 6 saat etüvde kurutulması ve mutlak kuru tartıma getirilmesi gerekir.  Etüvden alınan numune 2 saat desikatörde tutulmalı sonra mutlak kuru ağırlığı tespit edilmelidir.

Önceden temizlenmiş ve 10 mm lik küçük parçalar halinde parçalanmış örnek, bir tartım kabında 6 saat 105±30C de etüvde kurutulup desikatörde 2 saat tutulduktan sonra tartılır ve analize başlanır.  Tartımların hepsi 0,001 g hassasiyetle yapılmalıdır.  Kalıntı darası bilinen G2 Nordan krozesinden süzülür ve tartılır.  Sonra karışım yüzdeleri hesaplanır.

A.3.2.1      Kimyasal Analiz Yöntemleri

A.3.2.1.1     Potasyum Hidroksit Yöntemi

Lif karışımı ağırlıkça %2 potasyum hidroksitle kaynatılır.  Bu şartlar altında yün ve ipek lifleri çözünür, diğer lifler çözünmez.

Bu yöntem, yün ve ipeğin, pamuk, viskoz, poliamid, poliakrilonitril veya polyester liflerinden oluşan karışımların analizinde kullanılır.

A.3.2.1.2    Sülfirik Asit Yöntemi

Bu yöntemde incelenecek numune 50±5 0C de kütlece %75 sülfürik asit çözeltisi ile muamele edilir.  Bunun sonucunda selüloz esaslı lifler, ipek, poliamid ve asetat lifleri çözünürken yün ve poliester lifleri çözünmeden kalır.

Genellikle; pamuk veya rejenere selüloz lifleri ile poliester veya yün karışımlarında,ipek-poliester,ipek-yün karışımlarında, asetat-poliester,asetat-yün karışımlarında, poliamid-yün, poliamid-poliester karışımlarında kullanılır.

A.3.2.1.3    Alüminyum Klorür Yöntemi

Lif karışımı 100 ml destile su içinde 9 g kristalize alüminyum klorür bulunan çözelti ile muamele edilir.

Bu yöntem selüloz, asetat ve poliamidin diğer liflerle karışımlarının analizleri için uygundur.

A.3.2.1.4    Formik asit/ Çinko klorür Yöntemi

Lif karışımı 40 0C de formik asit/çinkoklorür çözeltisi ile tepkimeye sokulur.  Tepkime sonucunda rejenere selüloz, asetat, poliamid ve serisini alınmış ipek çözünür, diğer lifler çözünmez.

Genellikle rejenere selüloz lifi/pamuk karışımlarının analizinde kullanılır.

A.3.2.1.5    Bakır/ Gliserin/ Sodyum hidroksit Yöntemi

Lif karışımı bakır sülfat, gliserin ve sodyum hidroksit karışımıyla oda sıcaklığında reaksiyona sokulur.  Bunun sonucunda ipek lifi çözünür.

Bu yöntem ipek liflerinin pamuk, rejenere selüloz, yün, rejenere protein, poliamid, poliakrilonitril veya poliester lifleri ile olan karışımlarının analizinde uygulanmaktadır.

A.3.2.1.6    Sodyum çinkat Yöntemi
A.3.2.1.7    Aseton Yöntemi

Lif karışımı örneği oda sıcaklığında aseton içerisinde bekletilir.  İşlem sonunda 2,5 asetat lifi çözünür, diğer lifler çözünmez.

Bu yöntem, 2,5 asetat lifinin pamuk, rejenere selüloz lifleri, yün, ipek, rejenere protein, poliamid, poliakrilonitril veya poliester lifleri ile olan karışımlarının ayrılmasında kullanılır.

A.3.2.1.8    Asetik asit Yöntemi

Lif karışımı örneği derişik asetik asit ile oda sıcaklığında reaksiyona sokulur.  Reaksiyon sounda 2,5 asetat ve triasetat çözünür.  İşlem kaynar haldeki buz sirkesi ile yapılırsa poliamid lifleri de çözünür.

Bu yöntem 2,5 asetat veya triasetat liflerinin pamuk, rejenere selüloz, yün, rejenere protein, poliakrilonitril veya poliester lifleri olan karışımlarına uygulanır.

A.3.2.1.9    Diklormetan Yöntemi

Lif karışımı oda sıcaklığında diklormetan ile reaksiyona sokulur.  Bu şartlar altında triasetat lifleri çözünürken diğer lifler çözünmeden kalır.

Bu yöntem triasetat liflerinin pamuk, rejenere selüloz, yün, ipek, rejenere protein lifleri, poliamid, poliakrilonitril veya poliester lifleri ile olan karışımlarda uygulanır.

A.3.2.1.10Hipoklorit Yöntemi

Lif karışımı örneği oda sıcaklığında 1N Sodyum hipoklorit çözeltisi ile reaksiyona sokulur.  Yün, ipek ve rejenere proteim lifleri çözünürken diğer lifler çözünmeden kalır.

Bu yöntem, ipek veya rejenere protein liflerinin pamuk, rejenere selüloz, polivilklorür, poliamid, poliakrilonitril veya poliester lifleri ile olan karışımlarında uygulanır.

A.3.2.1.11Tripsin Yöntemi

Lif karışımı %0,2 lik sülfürik asit ile ön muameleye tabi tutulur ve 400C de Tripsin çözeltisi ile reaksiyona sokulur.  Bu reaksiyon sonucunda rejenere protein lifleri çözünmektedir.

Bu yöntem, kazein liflerinin yün, pamuk, rejenere selüloz, poliamid, poiakrilonitril veya poliester lifleri ile olan karışımlarında uygulanır.

A.3.2.1.12Formik asit Yöntemi

Lif karışımı oda sıcaklığında formik asit ile reaksiyona sokulur.  Bu şartlarda poliamid 6 ve 6,6 ile polivinilasetat lifleri çözünür.  Poliamid 11 derişik formik asitte kaynatmakla çözünebilir.

Bu yöntem poiamid 6 ve 6,6 ile polivinilasetat liflerin pamuk, rejenere selüloz, yün veya poliester lifleri ile olan karışımlarına uygulanır.

A.3.2.1.13Hidroklorik Asit (HCI) Yöntemi

Lif karışımı, oda sıcaklığında %20 lik hidroklorik asit ile reaksiyona sokulur.  Bu şartlarda poliamid 6 ve 6,6 ile polivinilasetat lifleri çözünür.  Bu bakımdan tamamen formik asit yöntemine benzer.

Bu yöntem poliamid 6 ve 6,6 ile polivinilasetat liflerinin pamuk, rejenere selüloz, yün, ipek, rejenere protein, poliakrilonitril veya poliester liflerinin karışımlarında kullanılır.

A.3.2.1.14Nitrobenzen Yöntemi

Lif karışımı sıcak nitrobenzen ile kaynatılır.  Bu şartlar altında lif karışımından poliester kısmı çözünür.

Poliester dışında hiçbir sentetik elyaf içermeyen elyaf karışımlarında uygulanır.

A.3.2.1.15Dimetilformamid Yöntemi

Lif karışımı 90-100 0C de dimetilformamid ile reaksiyona sokulur.  Bu esnada poliakrilonitril lifleri çözünür.

Bu yöntem poliakrilonitril liflerinin pamuk, rejenere selüloz, yün, ipek, rejenere protein, poliamid ve poliester lifleri ile olan karışımlarında uygulanır.

A.3.2.1.16Karbon Sülfür/Aseton Yöntemi

Lif karışımı oda sıcaklığında karbonsülfür/aseton karışımı (1:1) ile reaksiyona sokulur.  Bu işlem sonucunda polivinilklorür lifleri çözünür.

Bu yöntem, polivinilklorür yöntemi ile pamuk, rejenere selüloz, yün, ipek, rejenere protein, poliamid, poliakrilonitril, poliester veya cam liflerin karışımlarında uygulanır.


B       ELYAFIN KİMYASAL OLARAK TANINMASI

Kimyasal olarak elyaf tanıma testleri;

      -  &nbs

23/5/2008

işletme bilgisi işletmenin tanımı teknikerle yapılan soru ve cev

1)      Mesleğinizin ( tekstil teknikeri ) özellikleri nelerdir ?

 

-         tekstil dünyanın ve ülkemizin  en temel olmazsa olmaz ihtiyaçlarından biridir. Tekstilin şu yıllarda krizden kalitesi düşürülmüş ve ve biraz gerileşmiş olabilir ama bunun tekstilde büyük bir düşüş yaşatacağına inanıyorum  . çünkü kalite moda ve iç giyimden  tutunda günlük yaşantımıza girmiş ve ilerlemektedir. Tekstil teknikeri olursam tekstilde yenilikler değişiklikler kalite ilerlemesinde yenileşip gelişmesinde benimde payım olsun isterim.

    

2)      Mesleğinizi hangi tür işletmelerde icra edebilirsiniz? Bu işletmenin başlıca özellikleri nelerdir ?

 

-         okulumu en iyi şekilde bitirirsem başlangıçta kendim gösterebileceğim bir entegre tesiste bunun çok büyük bir firma almasına gerek yok. Çünkü zamanla kendimi gösterip en iyi mevkiye gelebileceğime inanıyorum ve kendimi daha fazla geliştirip bulunduğumuz ilde ( orta Anadolu birlik mensucat soley ) olan bu firmaların en üst mevkilerinde icra etmek isterim. Bölüm örnegi : birlik mensucat aş : pamuk hazırlama + iplik hattı +fizik labaratoarı + çözgü çözme + dokuma dügüm tahar ve iplik dokuması + ham kalite kontrol + boya hazırlık + apreleme + son ( sanfor ) işlemi +mamül kalite kontrol .

 

3)      tipik bir tekstil firmasının mesleki hiyerarşisinin tarif edilmesi.

 

-         bu alanda ilerlemek ve daha iyi mevkilere gelebilmek için kendimi ilk önce nerden ve nasıl başladıgıma ne tür bilgiye sahip olduğuma verilen bir görevi en iyi nasıl yerine getirebildigime kendimi hazırlayarak karar vermem gerekir.  Böylece kendi bulundugum ve sorumlu oldugum işlere yaptığım işlerle dürüst bir şekilde görevimi laikiyla en iyi şekilde yerine getirerek göz önünde tutulur ve en iyi mevkilere ilerlemek isterim.

 

4)      tekstil teknikerleri 3 . maddedeki tarifi yapılan hiyerarşik  kademe içindeki yerini açıklayınız.

 

-         tekstil teknikerlerinin bulunduğu kademe istatiksel olarak biraz düşük mevki  ( şef mühendis vb.) olsa da tekniker her zaman çalışanların ve iyi konumda olanların her zaman göz bebeğidir. Çünkü tekniker bulunduğu konum ne olursa olsun en iyi mevkilere gelebilmek için elinden gelenin en iyisini yapar yapmakta zorundadır. Bu çabanın sonunda mevkii sahibi olan kişinin yerleri devrolacagına inanmaktadır.

 

5)      tekstil teknikerlerinin durumları ile  görevlerinin diğer kademelerdeki çalışanlarla bağlantı ve ilişkilerini açıklayınız?

 

-  tekstil teknikeri labaraoarda mamüllle yeni mamüllerin uyumluluk testlerini yapar imalatta olan ilişkileri uygunluklarına  göre üretime yönverir varsa sorun üstlerine bildirir gerekirse üretimi durdurur personelle olan ilişkisi işletme ve kalitede hakkında yaptığı testlere göre raporlandırır

 

6) tipik bir tekstil şirketinin Türk ve dünya tekstil sanayisinin içinde nasıl faaliyet gösterdiğini açıklayınız?

 

-         türkiyeyi ve dünyayı sarsan krize sokan çin pazarı kalitesiz fakat yine alım gücü fazla olmaktadır. Çin pazarının iş gücünün düşük maliyette olması çok ucuza işçi çalıştırmasından dolayı Türkiye de ve dünyadaki küçük yada büyük sektörleri etkilemektedir. Bunu göz önüne alan biz teknikerler kendimizi en iyi şekilde geliştirmek çalıştığımız sektörü ilerletmek Çin pazarını etkileyecek Türkiye yi dünyaya iyi bir seviyeye ve kalitedeki ürün çıkararak türkiyeyi en iyi konuma getirecegiz.

 

   7)Hükümet politika ve kararların tekstil firmaları üzerindeki etkisini araştırıp yazınız

 

- hükümet tekstil sektörünün verdiği kararlar tekstil firma sahiplerinin yüzlerini     güldürmektedir. Sosyal güvenlik kotadaki ve kdv deki oranları düşürmektedir tekstili bir nebzede olsun nefes aldormakla ve ayakta devam gücünü ortaya koymaktadır. Buda mülkiyetin tekstil sektörünün arkasında olduğunu österir.

 

    8)Tekstil firmasında pazarlama politikasının etkilerini araştırıp yazınız

 

-         tekstil firmalarının en büyük eksikliği bana göre markalaşmamaktır. Bugün bilind,g gibi ( biriland solay bellona istikbak ) olsun  bu firmalar hem ithalat hemde ihracatta çok iyi  seviyededirler ve çalışması düzgün bir şekilde gitmektedir. Tekstil firmalarımızın markalaşmaya giderse çin pazarında sarsacak eski konumuna gelecek duruma gelir. Kaliteli ve alımı yüksek ve devamlı müşteri potansiyeli arttırarak hem firma hemde ülke hemede kendimiz kazanmış oluruz.

  

9)      Bir tekstil firmasında hiyareşisinin  muhtelif kademelerde bulunan yöneticilerin görevlerini tarif ediniz.

 

-         -   birlik mensucat fabrikasının tanımına göre yönetim kurulu başkanı fabrika sahibi veya vekili yönetim kurulu üyesi

-          fabrika sahibi veya vekili  genel müdür fabrika sahibi , vekili veya bütün işletmenin sorumlusu giren ve çıkandan

-         genel müdür yardımcısı işletmenin finansman ve satın alma  ve idari kadrodan sorumlusu

-          fabrika müdürü işletmenin müdüre + şef teknikere + tekniker işçilere ve fabrikanın bütün giren ve çıkanından sorumlu. 

-         Finansman müdürü fabrikanın kar ve zararı ve ithalat ve ihracat giderlerinin çıkarılması.

-         Muhasebe finansman kaynaklarının aktarılması

-         Personel müdürü insan kaynaklarında işçileri ve idare kadroların sosyal aktivitelerinden  sorumludur. Bir nevi silsile yoluyla ast üst ilişkisi vardır.

 

10)  bir tekstil firmasının kalite yönetim politikası üzerindeki görüşlerini yazınız.

 

-   bir tekstil firmasında kalite yönetim politikası çok önemli bir yer almaktadır . “ kalite kaçınılmazdır    bir önceki soruda olduğu gibi kalite her zaman göz önünde olmuştur ve olacaktır. Firmalarda yapılan ürün dünya sıtandarlarını göz önende bulundurularak yapılır kalite her zaman göz önündedirve kalite ( Pazar payını arttırır )tüketiciye düşende her zaman kaliteden şaşmamasıdır.

 

 

23/5/2008

organizasyon

III. ORGANİZASYON

 

A- Tanım   

Birden çok insanın bir amaç için bir arada çalıştığı eylemdir. Bir konser, bir düğün töreni, bir gezi organizasyondur. Organizasyonda bir grup insan bir arada birlikte çalışır. Bu aynı hedef için ortak çalışmadır. İnsanlar tek başına yapamadıklarını birlikte yapmaları dolayısıyla zaman tasarrufuna gitmeleri organizasyonun temel özelliğidir.

Yönetimin temel fonksiyonlarından biri olan organizasyonun ortaya çıkış nedeni; insanların tek başına yapamadıkları işlerin birlikte yapılması veya kendilerinin yapması halinde zaman kaybına yol açmamak ve uzmanlaşmak için zamanı harcamama yoluna gitmeleridir.

C.Barnard’a göre Organizasyon; İki veya daha fazla bireyin ortak bir gaye için çalışmaları halinde aralarındaki  ilişkilerde yaratılmış  olan bağlardır. 

H.Fayol’a göre Organizasyon; İşletmeyi işlemesi için gerekli olan malzeme, tesisat, sermaye ve personel gibi maddi ve sosyal  unsurlarla donatmaktır.

O.Sheldon’a göre Organizasyon; İşletmede mevcut gücün etkili, sistemli, olumlu ve koordine bir biçimde kullanılabilmesi için, işletmedeki bireylerin veya grupların görevlerini en iyi şekilde yapmak üzere düzenlenmesi ve  gereken olanaklarla donatılmasıdır.

 

Ağır bir masayı bir işçi  tek başına taşıyamaz, bir başkasına ihtiyaç duyar. Gerekirse üç veya dört kişiye ihtiyacı olur. Bundan şöyle bir sonuç çıkar;

- Masayı istenen yere nasıl çıkaracaklarına karar vermek,

- En az emekle en kısa zamanda nasıl taşınır,

- Kişiler taşırken masanın neresinden tutacaklar.

Buradan da anlaşılacağı gibi bireyin yetersizliği iki şekilde ortaya çıkmaktadır:

·        Bireyin biyolojik kapasitesi

·        Bireyin karşısına çıkan çevrenin fiziki faktörleri

Organizasyon bu faktörleri yenmek için uygulanan bir vasıta olarak kabul edilir.

 

B- Organizasyonun Önemi ve Tanınması

Organizasyon yöneticinin faaliyetlerini etkileyen, sınırlayan, sonuçlarını belirleyen bir etkiye sahiptir. Onun için yönetim ve organizasyon birlikte telaffuz edilir. Etkin bir yönetim uygulaması uygun bir organizasyon yapısına bağlıdır.

Organizasyon bir düzen ve düzenlemeyi ifade ettiği için örgütlenmeyle ilgili faaliyetler topluluğunu ve bir süreci kapsar. Bu manada organizasyon  insan, iş, teknoloji faktörlerini birleştiren bir sistemdir.

Organizasyonda emir-komuta kanalları vardır. Alt kademelere inildikçe bu kademelerdeki birimleri işgal edenlerin yetkileri azalmaktadır.

                                            Şekil-4  Emir Komuta Kanalları Arasında Yetki

 

                Organizasyon yöneticinin kullanacağı bir araçtır.  Ayrıca yöneticinin içinde faaliyette bulunduğu bir ortamdır. Bu ortamdaki değişmeler yöneticiyi etkileyeceği gibi, yöneticinin karar ve davranışları da bu ortamı etkileyecektir.

Belirli bir işin gerçekleştirilmesi, kişinin yeteneklerini aştığı andan itibaren, ahenkli bir grup çalışmasının ve organizasyonun gereği açıktır.

Amaç;

“Organizasyon yalnız işletme kurulurken gözünde tutulacak bir şema değil, işletmelerin tüm ömürlerince uygulanacak bir disiplin, sürekli olarak gözden geçirilecek ve geliştirilecek bir düzen”dir.

 

C- Organizasyonun Amacı

Ortak çaba ile güçleri artırmak ve verimli kılmak. En az güç, emek, araç ve gereç kullanılarak en kısa zamanda ihtiyaçları en iyi bir biçimde gidermek, kolay, rahat ve güzel bir yaşantı sürmektir.

Organizasyonlar üç tür amacı gerçekleştirir;

- Toplumun arzularını,

- Organizasyon üyelerinin Amaçlarını,

- Organizasyonun bizzat kendi amaçlarını

            D- Organizasyon Faaliyetinin Safhaları

            1. Yapılacak işleri belirlemek ve gruplandırmak : Neyi, kime ve nasıl yapacağını belirleyip ortaya koymak.

            2. Personelin belirlenmesi ve atanması : İşe uygun personelin seçilmesi ve görev başına getirilmesi. Gerekirse personelin yetiştirilmesi ve yetki verilmesi.

            3. Yer, araç ve yöntemlerin belirlenmesi : İşin yapılması için gerekli olan araç ve gereç ihtiyacının karşılanması (fiziki faktörlerin belirlenmesi). Bir görevi yürüten personele o görevi yapmasına yardımcı olacak araç ve vasıtaları sağlamak gerekir.

 

            E- Organizasyon İlkeleri

            Bir organizasyon planlayıcısının bir örgüt yapısını kurarken yararlandığı ilkeler organizasyon ilkeleri olarak adlandırılmaktadır. Planlayıcının önce şu sorulara cevap bulması gerekecektir :

            - Organizasyonu çevreleyen ortam şartları nelerdir?

            - Bu şartlar altında etkin bir şekilde çalışacak yapılar neler olabilir?

            - Bu yapıların maliyet ve etkinlikleri nasıl karşılaştırılabilir?

Organizasyon ilkeleri yukarıda sözü edilen planlayıcının çalışmalarına yol gösterici ilkelerdir. Organizasyon ilkelerinden önemlileri şunlardır :

            1. Amaç birliği ilkesi : Bütün bölümlerin uyum içinde olmasıdır.

            2. Basamaklar ilkesi : Üstten asta doğru yetki sistemi dikkate alınmalıdır.

            3. Yönetim birliği ilkesi : Bir bölümden veya bir gruptan bir kişinin sorumlu olması..

            4 Yönetim alanı ilkesi : Her yöneticinin denetleme alanının belirlenmesi ilkesidir.

            5. Kumanda birliği ilkesi : Her bireyin bağlı olduğu bir üstü olmalıdır.

            6. Fonksiyonel benzerlik ilkesi : Benzer işlerin birleştirilmesi kolaylık sağlar.

            7. Personeli işe yerleştirme ilkesi : Adama göre iş değil, işe göre adam yerleştirmek.

            8. Yetki ve sorumluluk denkliği ilkesi : İşletmede görev yapan yöneticilere görevleriyle ilgili yetki ve sorumluluk verilmesi.

            9. Yetki devretme ilkesi : Organizasyon yetki devretmeye bağlıdır. Bu ilkeyle astların astların yetiştirilmesi sağlanır.

            10. Süreklilik ilkesi : Organizasyon faaliyetinin sürekli olmasıdır.

            11. Hiyerarşik yapı ilkesi : Her birimim kime karşı sorumlu olduğunun bilinmesidir.

            12. Çapraz ilişkiler ilkesi : Alt basamaktaki bir yönetici kendi sorumluluk ve yetki alanı içindeki bir konuda başka kişilerden yardım alabilir. Kısa devre ilkesi de denen bu ilişkiyle zaman tasarrufu sağlanmış olur.

IV. KOORDİNASYON

 

            A- Tanım

Belirli bir amaca ulaşmak için çeşitli etkinlikleri uyumlu hale getirmektir. Bir kuruma bağlı çeşitli birimler arasında eşgüdüm sağlamak.

Koordinasyon; bireyleri ve bireylerin oluşturduğu  grupların, saptanan amaçlarının gerçekleştirilmesi için kararlar almada, işlerde, faaliyetlerde ve fonksiyonlarda organizasyonun bölümlerini bir araya getirmektir. Örneğin; entegre bir tekstil fabrikasında tüm faaliyet alanlarının bir amaca doğru aksamadan hareket etmelerini sağlamaktır.

Her fert işletmenin amacına uygun bir tarzda hareket eder, her bölüm diğer bölümlerle uyumlu bir şekilde çalışır. Koordine edilmiş işler birbiriyle sıkı ilişkisi olan işlerdir. Dolayısıyla bir bölümün aksaması, diğer bölümlerin de aksamasına yol açacaktır. Koordinasyon tüm faaliyetlerin uyumlaştırılması anlamına da gelmektedir.

H. Fayol a göre; koordinasyon, çalışmayı kolaylaştırmak ve başarıyı sağlamak için bir örgütün bütün faaliyetlerinin uyumlaştırılmasıdır. Diğer bir deyimle malzeme ve faaliyetlerin arzu edilen ölçülerde akord edilmesi ve sonuçlara yöneltilmesidir.

İyi bir koordinasyonda şu özellikler bulunur :

- Bölümler arasında uyumlu çalışma vardır.

- Yardımlaşma bilinci gelişmiştir

- Ana plana uygun hareket etmek suretiyle amaca hizmet etmek vardır.

 

B- Koordinasyon İlkeleri

1. Sorumlu kişiler arasında görüşmeyle koordinasyonun sağlanması : Bireyler sık sık bir araya gelmek suretiyle fikir alışverişi, bilgi arttırmak gibi organizasyonun amacına hizmet edip onu daha iyi anlayabilirler.

2. Planlamalar yapılırken koordinasyona gitmek gerekir : Planlayıcılar yanlarında uygulayıcıların da katılmasıyla sorunların başlangıçta halledilmesi imkânını yakalayabilirler. Birbirleriyle zıt olan konularda ortak noktalar aranabilir.

3. Ortaya çıkacak aksaklıkların etkilerini düşürerek koordinasyona gidilmelidir : Koordinasyon yatay olmaktan çok dikey bir ilişkidir. İstekli olarak koordinasyona gidilirse sonuç alınabilir.

4. Koordinasyon süreklilik gerektirir :  Daha önce çıkan bir sorunu çözerken izlenilen yol veya yöntem, aynı sorun tekrar karşımıza çıkarsa aynı yöntem yol gösterici olabilir.

C- Koordinasyon Teknikleri

1. İyi ve basit bir organizasyon yapısının kurulması : Bölümleri ayırmaya gidilirken mümkün olduğu kadar aynı nitelikteki işleri bir grup altına toplamak koordinasyonu kolaylaştıracaktır.

2. Plan ve programların uyumlaştırılması : Farklı birimler tarafından hazırlanan planlardan biri tercih edilebileceği gibi, planda bazı değişiklikler yaparak uyum sağlanabilir. Bu açıdan bakılırsa planlar gözden geçirilerek kontrol edilmeleri gerekir.

3. İyi bir haberleşme düzeninin kurulması : Üretim raporları, siparişler hakkındaki raporlar, satışların planlanması ve teslim hususundaki sözler düzenli olarak yapılırsa  koordinasyonu kolaylaştırır.

4. Gönüllü koordinasyon : Çeşitli basamaklardaki bireylerin, sorunları kendi aralarında görüşerek çözmeleri, gönüllü koordinasyonu sağlar.

5. Gözetim yoluyla koordinasyon : Yapılan işleri gözetleme, aksayan yerleri düzeltme yoluyla yapılan koordinasyon.

 

D- Koordinasyon Çeşitleri

1. Dikey koordinasyon : Yöneticilerle astlar arasında olan  koordinasyona  denir. Örneğin; müdür ile müdür yardımcıları, müdür yardımcıları ile şefler arasında dikey koordinasyon vardır.

 

Şekil-5  Dikey Koordinasyon

 

 

2. Yatay koordinasyon : Aynı organizasyon basamağında çalışan yöneticiler arasında yatay koordinasyon bulunur. Örneğin personel dairesi ile halkla ilişkiler veya pazarlama yöneticileri  arasında yatay koordinasyon bulunur.

 

Şekil-6  Yatay Koordinasyon

 

3. Merkezi koordinasyon : Bazen bir koordinasyon merkezi bulunur. Merkezi bilgi sistemi veya bilgisayar bürosu yahut merkezi bir muhasebe bölümü kurulabilir. Çeşitli bölümlerdeki görevliler üste müracaat  etmeden Merkezi Koordinasyon birimiyle ilişki kurabilir.

Şekil-7  Merkezi Koordinasyon

 

E- Koordinasyon Yöntemleri

Koordinasyon çalışmada uyum olduğuna göre organizasyon başarası faaliyet yöntemlerinde uyumun sağlamasına bağlıdır. Koordinasyon plan ve programların yapılması sırasında ve haberleşmeye verilen önem derecesinde sağlanır.

1. Yetki : Yetki koordinasyonu sağlayan ilkelerden biridir. Yetkinin kullanılması ile koordinasyonun sağlaması yanında, aşırı derecede yetki sistemine  gidildiğinde astların gönüllü koordinasyona gitme istekleri azalır.

2. Komiteler : İşletmelerde komiteler koordinasyonu sağlayan birimlerdir. Özellikle devamlı organizasyon komiteleri  koordinasyon  görevi yaparlar. Biçimsel gruplar  koordinasyona  aşağıdaki yardımları sağlarlar:

a) Koordinasyonla ilgili konulara yardımcı olmak.

b) Komitelerde bilgi alışverişini sağlamak.

c) Zıt fikirlerin yumuşaması ve sonuçta etki koordinasyonu sağlamak için yollar aramasını mümkün kılmak.

3. Amaçlar politikalar, kaideler koordinasyonu sağlar : Amaçlar faaliyetlerde düzen sağladığından aynı zamanda Koordinasyon görevi yaparlar. Üretim bölümünün amaçları, bu bölümde amaçlara  ulaşmak için koordinasyonu gerekli kılar. Politikalar ise karar vermek için bir ölçü teşkil eder.

4. Haberleşme: Haberleşme koordinasyonun en önemli araçlarından biridir. Haberleşmenin başarısı oranında koordinasyon sağlanabilir. Haberleşmenin anlaşılması ve doğru haberleşme çeşitli seviyelerde yer alan koordinasyon, geri besleme (feed back) sağlar.

Geri besleme, sorun çıkan yerlerde çözüm bulmaya ve koordinasyonu sağlamaya yardım eder.

5. Ödül sistemi : Ödül sistemi de bir koordinasyon  görevi yürütülür.

6. Yönetiminde gönüllü koordinasyona imkan hazırlamak gerekir : Aynı yönetim seviyesinde görev yapan yöneticiler arasında sağlanan koordinasyon, yönetimi  başarılı kılar. Bölümlerin birbiriyle ilgili olduğu  ve birbirini tamamladığı gerçeğini düşünerek, Koordinasyonun bu yatay boyutu organizasyon başarısı için gereklidir.

 

 

 

 

23/5/2008

tekstil her türlü konu bu başlık altında

C- Tekstil Teknikerleri

İplik, dokuma, örme, boya, baskı, terbiye, konfeksiyon alanlarında üretimin takibini ve kontrolünü, makine bakım, ayar ve onarımını yapan, işçi ile işletme mühendisi arasında iletişimi sağlayan kişilerdir.

 

1. Tekstil Teknikeri Kavramı

Tekstil Teknikeri kavramı her ne kadar Tekstilin tüm alanlarını kapsayıp genel olarak ifade edilen bir kavram olsa da Tekstil Programlarının çeşitli bölümleri olduğu da bir gerçektir. Kalite Kontrol Bölümü, İplik Bölümü, Konfeksiyon Bölümü, Dokuma Bölümü, Baskı Bölümü, Terbiye Bölümü gibi bölümler bulunmaktadır ve bu bölümlerden mezun olan öğrencilerin tümüne tekstil teknikeri denir. Farklı bölümlerden mezun olan öğrenciler, sektörün her alnında çalışabileceği gibi, mesleklerini alanlarında icra etmeleri kendileri açısından daha uygun bir davranıştır.

Aşağıda Tekstil Programının Baskı bölümünden mezun olan bir Tekstil Teknikerinin çalışma alanı, görevi ve özellikleri örnek olarak verilmiştir.

 

2. Tekstil Terbiye Teknisyeni

a) Tanımı : Her türlü tekstil ürününün ön terbiye, boyama, baskı ve apre işlemlerini yapan kişidir.

b) Görevleri :  

- Terbiye reçetelerini hazırlar ve uygular (ağartma, merserizasyon, haşıl sökme vb.)

- Müşterinin isteği doğrultusunda renk tutturma işlemini yapar verilen reçeteye uygun boyama işlemini gerçekleştirir,

- Baskı ve apre işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlar,

- Ekip halinde çalışmalarda işi organize ederek ekibin verimli çalışmasını sağlar,

- Gerekli kayıtları tutar, raporları hazırlar,

- Çalışılan yerin düzen ve temizliğinden sorumludur, iş güvenliği koşullarına uyulmasını sağlar,

- Gerekli durumlarda çalıştığı ekibin eğitimini sağlar.

 

c) Kullanılan Alet Ve Malzemeler :

- Terbiye, boyama, baskı ve apre makineleri.

- Bilgisayar, numune boyama ve test cihazları.

- Eğitim ortamında; bilgisayar, eğitim programları ve eğitim araç gereçleri ile laboratuar cihazları ve çeşitli büro malzemeleri.

 

d) Mesleğin Gerektirdiği Özellikler : Tekstil terbiye teknisyeni olmak isteyenlerin;

- Bedence sağlıklı (özellikle elleri ve gözleri sağlam),

- Genel yeteneğe sahip,

- Matematik ve fen bilgisine sahip,

- Dikkatini yoğunlaştırabilen ve sabırlı,

- Renkleri iyi ayırt edebilen,

- Kimyasal maddelere karşı alerjisi olmayan, kimseler olmaları gerekir.

 

e) Çalışma Alanları ve İş Bulma Olanakları

Tekstil terbiye teknisyenleri çalışmalarını genellikle laboratuar ortamında yada kapalı ortamlarda yürütürler. Genel anlamda  tekstil işletmelerinin her alanında çalışma imkanı bulabildikleri gibi, boya fabrikaları ve baskı atölyelerinde, özellikle tekstil fabrikalarının kimya laboratuarlarında çalışabilirler.

Bilgisayar destekli tasarım eğitimi alan bazı terbiye bölümlerinden mezun olanlar, ayrıca tekstil işletmelerinin tasarım alanlarında görev alma imkanı bulurlar.

Bu alanın daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir alan olması nedeniyle istihdam olanağı fazladır. Kendileri de atölye açabilirler.

Terbiye alanında kullanılan kimyasal madde ve bileşiklerin tehlikeli olmasından dolayı büyük dikkat gösterilmekte ve özel güvenlik önlemleri alınmaktadır.

3. Tekstil Baskı Teknikeri

a) Tanımı : Tekstil (dokuma) ürünlerinin, boyanması, düzenlenmesi ve aprelenmesi (sertleştirilmesi) alanında tekstil mühendisine yardımcı eleman olarak çalışan kişidir.

 

b) Görevleri :

- Boyanacak veya desenlenecek kumaşın niteliklerine göre uygulanacak deseni ve renkleri saptar

- Kumaşın cinsine uygun boya ve apre malzemesini hazırlar,

- Kumaşın boyanması, desenlenmesi ve aprelenmesi ile ilgili işlemi yürütür.

 

c) Kullanılan Alet ve Malzemeler : Çeşitli kumaş, boya, apre malzemeleri.

 

d) Mesleğin Gerektirdiği Özellikler : Tekstil baskı teknikeri olmak isteyenlerin;

- Kimyaya ilgili ve bu alanda başarılı,

- Şekil ve uzay ilişkilerini görebilme yeteneğine,

- Tasarım ve çizim yeteneklerine sahip,

- Birbirlerine yakın renkleri ayırt edebilen,

- Boya maddelerine alerjisi olmayan,

- Bedence sağlam ve dayanıklı kimseler olmaları gerekir.

 

e) Çalışma Ortamı ve Koşulları :

Tekstil baskı teknikeri; fabrika veya atölye gibi kapalı ortamlarda görev yapar. Ortam nemli ve boya kokuludur. Görev sırasında birinci derecede malzeme ile meşgul olan tekstil baskı teknikeri, mühendis, teknisyen ve işçilerle, tekstil desenleri yapan meslek elemanları  ile birlikte çalışarak iletişim kurma durumundadır.

 

f) Çalışma Alanları ve İş Bulma Olanakları

Tekstil baskı teknikeri;

- Özel sektöre ait tekstil fabrika veya atölyelerinde görev alabilir,

- Kendi işyerini açabilirler.

 

 

 

 

D- Tekstil İşletmelerinde Verimlilik

Tekstil işletmelerinde verimliliğin sağlanabilmesi için iyi bir yönetici  kadroya sahip olmak gerekir. Düzenli bir işletmede grup çalışmaları yapılarak üretimi ve kaliteyi yüksek seviyelere çıkarmak mümkündür. Bu da her işletmenin en fazla istediği durumlardan biridir. Eğer tekstil pazarında iyi bir konumda olmak istiyorsanız kalite ve üretim önemli bir faktördür. Randıman her zaman kendi başına güzel sonuçlar çıkarmaz. İşletme Yönetimi her gün bir dizi toplantı yaparak verimli sonuçlar alınamaz. Ar-GE çalışmaları, yeni çözüm ortakları, yeni çalışanlar bulmak her zaman verimli olmaz. Aşağıda bu konuyla ilgili güzel bir örnek bulunmaktadır.

Büyük Amerikan imalat fabrikalarından birinin yönetim kurulu üyeleri kâr ve zarar hesaplarını incelerken, fabrika müdürünün aylığına takılmışlar ve bunu bir hayli indirmenin iyi olacağını düşünmüşler. İçlerinden iki kişi seçerek fabrika müdürü denen bu adamın neler yaptığını bir görmelerini ve ondan sonra bu konuda karar verilmesini kabul etmişler. İki kişilik heyet bir sabah sessizce fabrikaya gitmiş ve fabrika müdürünün odasına girmiş. Gördükleri manzaraya dehşetle bakmışlar. Fabrika müdürü elinde kahve fincanı, ağzında piposu, ayakları masanın üstünde, etrafa halka halka dumanlar yaymakla meşgul. Masanın üstünde ne bir dosya, ne bir kağıt hiç bir şey yok. Bir müddet kendisi ile oradan buradan konuşan heyet azaları bu müddet zarfında müdürün hiç bir işle meşgul olmadığını ve yalnız bir kaç basit telefon konuşması yaptığını görmüşler.

Heyet aldığı intibadan memnun, yönetim kuruluna fabrika müdürünün yanında bulundukları üç saat zarfında hemen hemen hiç bir şeyle meşgul olmadığını ve bu bakımdan böyle basit bir iş için verilen yıllık 100.000 dolardan en aşağı üçte iki nispetinde bir tasarruf sağlanabileceğini bildirmiş. Fabrika müdürü bu indirmeye razı olmamış, işten ayrılmış.

Düşük maaşla çalışmayı kabul eden bir çok istekli arasında bir zat yeni fabrika müdürü tayin edilmiş. Üç aydan sonra yönetim kuruluna gelen imalat istatistiklerinde az, fakat dikkati çekecek kadar bir düşme başlamış, fabrika müdürü yenidir, tabii bu kadar acemilik olur demişler. Altıncı ayın sonunda istatistik eğrisi bir hayli düşmüş.

Eski heyet azaları yeni fabrika müdürünü odasında ziyaret etmişler. Adamcağız kan-ter içinde, bir elinde telefon, öteki eli evrak imzalamakla meşgul, başıyla gelenlere oturmalarını işaret etmiş. Gelen giden o kadar çok ki, adamla doğru dürüst konuşmaya bile imkan olmamış.

Fakat heyetin kanaati şu olmuş; böyle canla başla çalışan bir adam başta olduğu müddetçe işlerin düzelmemesi için hiçbir sebep yoktur, biraz daha bekleyelim. Sene sonu gelmiş, her zaman kâr eden fabrikanın bilançosu zararla kapanınca yönetim kurulunu azaları birbirine girmişler ve işi yeniden incelemeğe başka bir heyeti memur etmişler. Yeni heyet müdürün odasına değil, fabrikaya gitmiş ve iş başında bekleyen insanlar görmüş, sebebini sormuş aldıkları cevap şu: özel bir işe başlayacağız, fabrika müdürü ben gelmeden başlamayın dedi, biz de bekliyoruz, her halde elektrik atölyesinden bir türlü ayrılmaya vakti olmadı

O sırada gözleri, yaşlı bir ustabaşına ilişmiş, adamı şöyle bir kenara çekmişler ve fabrikanın eskiye nazaran daha fena çalışmasının sebeplerini sormuşlar. Yaşlı ustabaşı içini boşaltmak ihtiyacını uzun zamandır hissetmiş olacak ki,

- Baylar demiş, eski müdürümüz teferruatla uğraşmaz, ileriye ait planlar yapar, işi bize bırakır, biz de normal zamanlarda onu rahat bırakırdık. Ani, içinden çıkamayacağımız olağanüstü bir problemle karşılaştığımız zaman ancak ona başvururduk ve o zaman da bilirdik ki, o bizim bu sorunumuzu çözecek.

O gerçek fabrika müdürü idi. Güler yüzlü idi, piposunu içer, bizle şakalaşır, fakat hepimiz için düşünürdü. Şimdiki müdür de çok dürüst, iyi niyet sahibi, hatta çok daha çalışkan bir adam. Fakat o hiçbirimize inanmıyor, her işin kendisi tarafından görülmesini istiyor.

Yani o, bizim yerimize ustabaşlık yapıyor, tabii biz de amele çavuşu mertebesine düşüyoruz, haydi neyse buna da aldırmayalım, ama fabrika müdürlüğü boş kalıyor. İleriyi görmeğe çalışan, tedbir alan, düşünen adamın yerinde kimse yok...

Eski fabrika müdürünü tekrar oraya getirmek isteyen yönetim kurulu, bir yıllık acı tecrübesinden sonra 100.000 yerine 150.000 dolarla onu ancak gelmeye razı etmiş.

Yöneticilik zor bir sanattır. Öyle bir sanat ki, eseri gözle görülmez ve ölçülmesi de ancak mukayeselerle ve yılların tecrübeleriyle biraz mümkün olabilir. Büyük liderler gibi onları da, o müessesenin bitaraf bir tarihçisi kıymetlendirebilir. Onun için günlük takdir bekleyenlerden bu sanatın sanatçısı çıkmaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

II. YÖNETİM KAVRAMI

 

A- Yönetim Nedir ?

Yönetim, yönetme işi yönetme sanatıdır.

- Bir kurumu, bir kamu kuruluşunu, özel bir işletmeyi veya bir işi çekip çevirmedir.

- Bir kurumu yöneten kimselerin tümüne yönetim veya idare denir.

- Yönetim, amaca ulaşmak için bütün kaynakların koordinasyonu ve bir araya getirilmesidir.

Her türlü organize faaliyette bir idare vardır. Birkaç kişinin bir araya gelmesiyle bir işi başarmaları ancak kolektif bir uygulamayla gerçekleşir. Her türlü organize işbirliği için yönetim gereklidir.

 

B- Yönetimin Kaynağı

İnsan hayatına giren işlerin yoğunluğu ve karmaşıklığı zorunlu olarak işbirliğini gerektirmiştir. Bundan da işletmelerin doğması ve yönetilmesi ortaya çıkmıştır. İnsan ihtiyaçlarının çok çeşitli olması bilim olarak yönetimin incelenmesini de zorunlu hale getirmiştir.

Yönetimde başarılı olmak için, yöneticinin insan ihtiyaçlarını karşılama konusunda başarılı olması gerekir.

İnsan ihtiyaçlarını temelde iki ana gruba ayırmak mümkündür :

- Bedeni ihtiyaçlar-maddi

- Ruhi ihtiyaçlar-manevi

Yönetimin başarısı bu iki ihtiyaç grubunun dengeli bir şekilde yürütülmesiyle değerlendirilir.

İnsan ihtiyaçlarının gruplandırılması :

- Fizyolojik İhtiyaçlar : Açlık, barınma, giyinme… v.s.

- Emniyet İhtiyaçları : Korkudan uzak, yarınının emniyeti

- Sosyal İhtiyaçlar : Toplumun üyesi olma, arkadaş edinme…

- Öz varlık ihtiyaçları : Başkasına, kendine, yaratanına saygı ve inanma ihtiyacı,

 

 

 

 

 

C- İşletme ve İktisatta Yönetimin Görevi

- İşletmenin içinde bulunduğu durumu aydınlatmak, kurumun genel gidişatını ve istene hedefleri belirlemektir.

- Hazırlanan projelerin başarıyla uygulanabilmesi için gerekli araçların tasarlanması, bir araya getirilmesi de yönetimin görevidir.

- İmkânları harekete geçirmek ve işletmeyi tümüyle işler durumda tutmak yine yönetimin görevidir.

 

D- Tarihte Yönetim

Yönetim ve yöneticilik insanlık tarihi kadar eskidir. Yönetim bilimi XVII. Yüzyılda endüstri hareketi ile ortaya çıkmıştır. Bilimsel olmadan önce yönetimle ilgili olarak kısaca; her çağda yönetimin olduğunu ve bu konuda kayıtlar ve belgelerin bulunduğunu söyleyebiliriz.

Bilimsel Yönetim Dönemini tarihi süreç içerisinde teknik gelişmelere bakarak değerlendirebiliriz. Bu gelişmeler:

- Tekerleğin bulunması

- Makineler

- Buharlı makinelerin kullanılması

- Matbaa…. Gibi sebepler yönetim hareketini hızlandırmıştır. Meydana gelen bu yönetim hareketi iş hayatına ve toplumsal yapıya değişiklikler getirmiştir.

 

1. İş hayatındaki değişiklikler :

- Makinelerin devreye girmesiyle yüzlerce insanın fabrikalarda görev alması,

- Sermaye ihtiyacının büyümesi, dolayısıyla

- Masrafların yükselmesi

 

2. Toplumsal yapıda değişiklikler :

- Sistematik yönetim teknikleri uygulanmaya başladı

- İş etüdü

- İş planlaması

- İstatistiksel kayıtlar… toplumsal yapıda meydana gelen değişikliklerdir.

 

 

 

E- Yönetim Faaliyeti

- Yönetim faaliyeti; bir taraftan başkalarıyla birlikte çalışırken, diğer taraftan amaçlara ulaşmayı, kıt kaynaklardan en fazla yararlanmayı, verimlilik ve etkinlik sağlamayı, değişen çevre içinde gerçekleştirmektir.

- Yönetim faaliyeti; en basit ifadesiyle başkaları vasıtasıyla iş yapmaktır. Amaca ulaşma yolunda insanların işbirliğini sağlayarak birlikte hareket etmektir.

- Yönetim faaliyeti; İnsanların işbirliğini sağlama onları bir amaca doğru yöneltme ve yürütme faaliyeti ve çabaların toplamıdır.

Şekil-1  Yönetim Faaliyetinin Temel Görüntüsü (Robert Kreitner)

 

 

F- Yönetim Türleri

1. Özel Yönetim : Kar amacına yönelik çeşitli işletme tiplerini içermektedir. Bu işletmeler bütün yönetim fonksiyonlarını kapsar (Planlama, Organizasyon, Koordinasyon, Yöneltme, Denetim.)

2. Kurumsal ve Birlik Yönetimi : Borsalar, ticaret odaları, vakıflar… gibi kuruluşlardır. Bu kurumlarda genel amaç kar olmayabilir, Bu yönüyle özel yönetimden ayrılırlar.

3. Kanun ve Devlet Yönetimi : Okullar, devlet daireleri, KİT’ler, devlet hava yolları v.b.. Bu kuruluşlarda genel amaç toplumun gereksinimini karşılamak ve buna uygun bir yönetim modelinin geliştirilmesidir. Bu arada devlet tarafından sunulan hizmetlerin Pazar ekonomisine bağlı olmadığını vurgulamalıyız.

 

G- Yöneticilik

1. Yönetici : Başkaları vasıtasıyla iş gören kişi olarak bilinir.

- Belli amaçlara ulaşmak isteyen herkes, bir yönetim faaliyetine bulunuyor demektir.

- Yöneticiler, yönetim işini kendine meslek edinen ve hizmetleri karşılığında ücret alan kimselerdir. Yöneticilik sadece sorunların çözülmesine yardımcı olmak için değil, gelecekte daha da kompleks (karmaşık) sorunların kötü yönetilmesini  önlemek için sistematik analiz, program planlaması, bütçeleme ve diğer analitik (çözümsel) tekniklerin geliştirilmesine yardımcı olmaktır.

Yöneticilerin başarılı olabilmeleri için şu meziyetlere sahip olmaları gerekir:

S= Başarı Succes)

A= Yetenek (Ability)

M= Yönetimde güdüleme (Motivation to manage = Yönetimde motivasyon)

O= Fırsat (Opportinity)

S= A x M x O

            Eğer bir yönetici başarılı olmak istiyorsa zamanını ve enerjisini bölümündeki işler için planlamalıdır. Mevcut iş gücü kaynaklarını, materyal ve vasıtaları organize etmek, astların çalışma ve gayretlerini koordine etmek, onları eğitmek ve motive etmek, böylece verimli bir şekilde çalışmaları yürütmek yöneticinin görevidir.

 

            2. Yönetmek : Bir kuruluşu yönetmek, onları belli koşullara, yasalara ve kurallara uygun bir şekilde varlıklarını, etkinliklerini sürdürmelerini sağlamak, onlardan birinci derecede sorumlu olmak, başkanlıklarını yapmak ve idare etmektir.

 

3. Yöneticiler ve Faaliyet Personeli

Yöneticilerin görevleri, faaliyet personelinin görevlerinden farklıdır. Aşağıdaki değerlendirmede yöneticilerin dört önemli görevi belirtilmektedir (WJ Duncan). Temel yönetim fonksiyonları biçimsel bir eğitimle veya iş üzerinde yahut her ikisiyle birlikte öğretilebilir.

Şekil-2  WJ Duncan, Yöneticiler ve Faaliyet personelinin Görevleri

 

 

H- Yönetim Faaliyetinin Özellikleri

1. Yönetim amaca yönelik bir faaliyettir : Amaç kâr elde etmek ve istenen hedeflere ulaşmaktır. Yönetici bu amaç için çalışan insan grubunu yöneten kimsedir. Gerçekte işletmenin asıl amacı kâr elde etmek, büyümek, pazarın daha geniş bir bölümüne sahip olmaktır.

2. Yönetim bir grup faaliyetidir : Yönetim faaliyeti ancak bir grubun faaliyeti ile gerçekleşebilir.

3. Yönetim faaliyetinin beşeri (insani) özelliği vardır : İnsan yönetim faaliyetinin temel nedenidir. Yönetim faaliyetinde yöneten de yönetilen de insandır. Yönetim faaliyetleri insanlar arasında gerçekleşen faaliyetlerdir.

4. Yönetim iş bölümü ve uzmanlaşma faaliyetidir : İşletmede belli işler belli kişiler tarafından yürütülür. Bu şekilde iş bölümünde uzmanlaşma da sağlanmış olur.

5. Yönetim bir koordinasyon faaliyetidir : Yönetimde başarılı olabilmek için, iyi bir koordinasyon sistemi kurmak gerekir. Fakat her zaman bu koordinasyon sağlanamaz. Bunun için sorumluluk duygusunun üst seviyelerde olması gerekir.

6. Yönetim bir yetki faaliyetidir : Herkesin aynı yetkiye sahip olması söz konusu olmadığı gibi bazı durumlarda yetki kullanılması zorunlu hale gelebilir.

7. Yönetim evrensel özelliğe sahiptir : Her türlü organize faaliyet bir evrensel iştir, Aileden devlet işlerine kadar her alanda yer alır.

8. Yönetim bir işbirliği faaliyetidir : Bir grup insanın bir araya gelmesiyle işletmenin amacına ulaşması için çaba gösterilmesi söz konusudur.

 

I- İyi Yönetici Nasıl Olmalı

- İyi bir yöneticinin, amaca ulaşmanın mutluluğunun bilincinde olması ve çalışanlar açısından da aynı şeyin geçerli olduğunu kavrayabilmesi gerekir. Yöneticinin, yönetimin bir bilim, sanat ve meslek olduğunu iyi bilmesi,. yönetim faaliyetini bilimsel verilerle donatarak, becerisini en üst düzeye çıkarmalıdır.

Güçlü yöneticilik için liderlik özelliği şarttır. İyi yönetici, yönettiği sistemin geçmişinden dersler çıkararak gününü ve geleceğini, sistemi daha da büyütüp etkin kılacak şekilde kontrol edebilen kişidir. Yönetici olgun davranmalı, kendine güvenmeli ve başkalarına güven vermelidir. Samimi, ilişki kurma ve empati* yapma yeteneğine sahip olup, ileriyi görmelidir. Duygusal olgunluk içinde açık sözlü, etkili konuşup, doğru, bilgili, inisiyatif sahibi, kararlı ve dürüst olmalıdır. Çatışmaları da uygun yollarla çözüp, faydaya dönüştürerek, riskleri ve krizleri en uygun şekilde yönetmesini bilmelidir.

İyi yönetici olmak isteyen kişinin, kendisi ve başkaları için labirentler oluşturmaması, gücünü ve otoritesini en uygun durumlarda kullanması gerekir. İletişim gerçeğinin bir yönetici için ne kadar önemli olduğunu çok iyi kavrayıp, bunu astlarına da öğretmelidir. Ortak amaçlar belirleme, emrindekileri bu amaçlara yöneltmede maharetli, olumlu eleştirilere duyarlı olmalı ve astların da iş tatminini sağlamak için gereken her şeyi yapmalıdır. Yönetici aynı zamanda inanç ve tutumlara saygı gösterip, stratejik davranmasını bilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

* Empati : En basit anlamıyla bir insanin kendisini karşısındaki insanin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır.

II. PLANLAMA

 

A- Planlamanın Tanımı

Planlama, ulaşılmak istenen hedeflerin tespit edilerek bu hedeflere en iyi şekilde ulaşmanın yolunu belirleme işlemidir.

            Planlama; nereye, ne zaman, nasıl, niçin, hangi araç ve yöntemle, nerede ve kimler aracılığı ile ulaşılacağının belirlenmesi işlemidir.

            Planlama, birden fazla amaç saptamak ve bunlardan gelecekte en uygun düşünülenin kabul edilmesi demektir. Arzulanan geleceği tasarlamak, hedefe ulaşmak için etkin yolları ortaya koymak işidir. Çeşitli seçenekler arasından en uygun olanı tercih etmektir.

Planlama, işletmenin amaçlarını ve bu amaçlara ulaşabilmek için, hangi araç ve yöntemlerin nasıl kullanılacağını, kimlerin işbirliğiyle, ne zaman ve nerede, ne tür faaliyetlerin gösterilmesi gerektiğinin belirlenmesine ilişkin bir süreçtir.

            Kelime anlamı bakımından Planlama; bir şeyi belli bir plana göre düzenleme eylemidir. Bir işletmede, bir dairede bir işi düzenlemek ve başlatmakla görevli servis yada büro.

            Planlama, dinamik ortamda faaliyet gösteren işletmelerin ileriye dönük tahmin imkânlarının sınırlı kalmasından ileri gelmektedir.

 

B- Planlamanın Amacı

Plan, kurumun nereye gideceğini ve gitmekte olduğunu belirler. Eğer gidilecek yol belirlenmemiş ise, yani plan yoksa, her yol doğru olur. Oysa kıt kaynakları kullanan kurumların nereye gideceklerini açık olarak belirlemeleri gereklidir.

Planlama, zaman kaybını ve gereksiz işlemleri azaltır, talimatlar verir ve kontrolü kolaylaştırmak için standartları belirler. Planlama beklenilen değişiklikteki belirsizliği azaltma yoludur. Yöneticiler ileri bakmaya, değişiklikleri tahmin etmeye, bu değişikliklerin etkisini göz önünde bulundurarak uygun hareket yolları geliştirmeye planlama tarafından zorlanırlar. Ulaşmak istediğimiz şeyden emin değilsek, ona ulaşıp ulaşamayacağımızı da belirleyemeyiz. Planlama ile hedefler belirlendiğinden hedeflere nasıl ulaşılabileceği belirlendiği gibi, hedeflerin kontrolünü yapmak da mümkündür.

İktisatta planlama, ekonomi ve toplumsal gelişmenin devletçe bir plan çerçevesi içine alınması anlamında kullanılır. Liberal ekonomilerde kuramsal olarak planlama yoktur. Çünkü piyasa ve fiyat mekanizmaları, istihdam yada dış ticaret dengesi gibi (ithalat-ihracat) makro ekonomik büyük dengelere ulaşmayı kendiliğinden sağlar. Devlet, kişisel girişimlere bir sınırlamayla karışmaksızın serbestçe yürütülmesine imkan sağlar. Bazı kamu hizmetlerinin (polis, adalet, ortak donatım gibi) işleyişini sağlamakla yetinmelidir. Devlet, planlamaları hukuk  çerçevesinde denetlemek görevini de yerine getirmelidir.

 

C- Planlamanın Önemi

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sanayiyi yönlendiren pek çok kimse artık kendi organizasyonlarında güçlü bir planlama fonksiyonunun oluşturulması gereğine inanmaktadırlar. Bu inancın doğmasındaki temel neden ise sermaye sahiplerinin, hissedarların, rakiplerin ve tüketicilerin yoğun baskıları karşısında, yöneticilerin kendilerine emanet edilen kaynakları en et- kin bir şekilde kullanma gereğini hissetmeleri, işletmelerin gittikçe büyüyerek daha karmaşık bir yapıya ulaşması, hızla değişen dinamik pazar yapısı, yoğun rekabet ortamı, sürekli değişen ekonomik koşullar ve gelişen teknolojiye uyum sağlama gerekliliğini ancak planlama ile yerine getirebileceklerini anlamış olmalarıdır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

23/5/2008

Tekstil Programının Amacı

Tekstil endüstrisinin ihtiyacı olan ara insan gücünün yetiştirmesini sağlamaktır. Tekstil hammaddelerinin elde edilmesinden bitmiş ürüne kadar (dokuma ürünlerinin boyanması, düzenlenmesi, aprelenmesi…v.s) alanlarda, tekstil mühendisine yardımcı eleman olarak çalışacak nitelikli elemanları iş hayatına kazandırmaktır.

Ülkemizde en gelişmiş sektörlerden biri olan tekstil sektörü için daha önce ara eleman olarak 18 yaşının altında olan kişiler çalışmaktaydı. Ancak hem AB süreci içinde hem iş hukuku açısından 18 yaşın altında kişilerin çalışması yerine bu işin eğitimini almış, kalifiye elemanlara ihtiyaç duyulmuştur. Bu yüzden tekstil programı günümüzde daha da önem kazanmıştır. Dünya tekstil sektörü, istihdamın ve ihracatın yaklaşık %30-35'ini karşılamaktadır.  Zaman zaman geçici bir durgunluk yaşansa da bu sektör önümüzdeki yıllarda varlığını gelişerek sürdürecektir. Fabrika ve atölyelerde yeterince tekstil mühendisi bulunmasına karşılık tekniker düzeyinde eleman azdır.

Bu programı bitirenlere “Tekstil Teknikeri” unvanı verilir. Tekstil teknikerleri, tekstil işletmelerinde ara eleman olarak, bazen de kısım şefi olarak çalışırlar. İşletmede işçi ile mühendis arasında köprü görevi yaparak işletmenin randımanlı çalışmasına katkıda bulunurlar. Ayrıca arıza yapan tekstil makinelerinin bakımını da yaparlar.

 

23/5/2008

I. TEKSTİL PROGRAMIYLA İLGİLİ AÇIKLAMALAR A- Meslek Nedir?

Meslek Nedir ?

 

Meslek, insanın yaşamını sürdürebilmek için icra ettiği ve genellikle yoğun bir eğitim, çalışma, bilgi birikimi, seçilen mesleğe bağlı olarak yetenek geliştirmeyi gerektiren ve tüm bu sürecin sonunda kişilerin kazandığı ünvanın adıdır. Meslek, sadece para kazanma ve ekonomik ihtiyaçları karşılama aracı değildir. Birey, mesleki etkinlikleri yoluyla bir şeyler üreterek yeteneklerini, becerilerini kullanır, gizli güçlerini, kapasitesini geliştirir, başarılı olur ve kendine güveni sağlar. Meslek, bireyin toplumda bir yer edinmesini, saygı görmesini ve her şeyden önemlisi bir işe yaradığı duygusunun yol açtığı rahatlığa ulaşmasını da sağlar. İş yaşamında ulaştığı bu rahatlık, genel yaşamda daha huzurlu olmasını sağlar. Meslekte yaşanılan başarısızlıklar, gerginlikler bireyin ruh sağlığını tehdit eder. İş ve yaşamdaki doyumsuzluklarda önde gelen nedenlerden biri; bireyin seçtiği mesleğin özelliklerinin, kendi özellikleri ile bağdaşmamasıdır.

Genellikle her meslek o mesleğin etik değerlerini, gelişimini, lisanslanmasını ve diğer insanlar nezdinde tanınmasını sağlayan profesyonel kuruluşlara sahiptir. Yeryüzünde binlerce meslek bulunmaktadır. Bizde resmi olarak tanımı yapılmış 600 civarında meslek vardır.

Mesleklere örnek olarak bilgisayar programcısı, yazılım mühendisi, tekstil teknikeri vs verilebilir. Her bir meslek için tanım, görev alanları, genel olarak kullandığı araç ve gereçler, mesleğin gerektirdiği özellikler, çalışma ortamı ve koşulları, çalışma alanı ve iş bulma olanakları, meslek eğitiminin verildiği yerler, meslek eğitimine giriş koşulları, eğitimin süresi ve içeriği, meslekte ilerleyebilme ve yeni meslekleri seçebilme olanakları, destekleyici meslek kuruluşları, mesleğin başarıyla yürütülebilmesi ve geleceği ile ilgili pek çok husus mutlaka araştırıp geliştirilmesi gerekli hususlardandır.

 

15/5/2007

Kimyasal Test Yöntemlerinin Kalite Ve Kalite Kontrol Kavramları

Tekstil endüstrisinde, kalite ve kalite kontrol kavramları işletmeler açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. Değişen müşteri istekleri ve gelişen teknolojiyle birlikte artan yaşam standartları işletmelerin bu iki kavram üzerine titizlikle eğilmesini zorunlu kılmıştır.

            İşte bu noktada kimyasal test yöntemleri çok önem kazanmaktadır. Çünkü gerek proses kontrollerinin yapılması gerekse de mamulün müşteri isteğine uygunluğunun kontrol edilmesi bu yöntemlerle gerçekleştirilmektedir.

            Kimyasal test yöntemlerini uygulamadan ne sağlıklı bir üretim süreci yaşamak mümkündür ne de müşteriye isteğine uygun bir mamul sunmak.

            Kısacası bir işletmede üretimin sağlıklı bir biçimde yapılıp kalitenin yakalanması ancak kimyasal testlerin sağlıklı bir biçimde yapılması ile mümkündür.

            Sonuç olarak kimyasal test laboratuarları işletmenin kalbidir. Bunun içinde çok iyi organize edilip testlerin sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi sağlanmalıdır.

           

               

                                     

15/5/2007

kalite kontrolün kavramı

2.1.      Kalite Kontrol Kavramı

 

Genel anlamda kalite kontrol, işlem esnasında verimlilik, planlama ve nihai

ürünlerde belli bir standarda ulaşmak amacıyla zorunlu olan nitelik ve nicelik saptamaları için yapılan işlemlerdir.

            Klasik anlamda kalite kontrol, işletmeye hammadde girdikten sonra başlayan ve son mamul olarak işletmeden çıkıncaya kadar her üretim aşamasında periyodik ve rasgele bir şekilde devam eden kontroller zinciridir [7].

            Kalite kontrol programının içermesi gereken faktörler; iyi belirlenmiş amaç, amacın nitelenmesi, amaca ulaşmak için bir plan, plan yönetim ilişkisi yapılması, geriye dönüşümlü bilgi sistemi olarak ayrılabilir. Kalite kontrol kapsamına girmesi gereken konular;

 

·         Belirlenen standartlara uygun olarak, iyi kaliteyi kötüden ayırmak için gerekli denetim yöntemlerini belirlemek

·         Kalite kontrolü için gerekli standart ve spesifikasyonları belirlemek

·         Iskartaya ayrılan malların yeniden işlenebilmesini sağlamak için değerlendirme yöntemlerini geliştirmek

·         Kalite kontrol altında olup olmadığını izleyen istatistiksel teknikleri belirlemek olarak sınıflandırılabilir.

 

Kalite kontrol sistemi üretim kademelerinin her bölümünde uygulanmalıdır.

Böylece meydana gelebilecek hatalar daha sonraki işlem kademelerine yansımadan giderilebilir, ve işçinin denetimi sağlanabilir.

            Bu durumda işletmenin göreceği maddi zarar önlenmiş olur. Ayrıca yapılacak kalite kontrol çalışmaları sayesinde randıman artacak ve alıcının eline geçen mal da kaliteli, kullanım süresi uzun, isteğe uygun “üretici kuruluşun tüm çalışmalarının kalitesi” olduğu açıkça görülür [6].

15/5/2007

kalitenin kavramı

2.1.      Kalite Kavramı

 

Kalite, kelime anlamı açısından; “qualitas” demektir. Bir şeyin nasıl olduğunu ifade

eden “qualis” kelimesinden gelmektedir [4].

            Herkesin genel olarak uzlaşacağı bir kalite tanımı yapılması neredeyse olanaksızdır. Değişik kalite tanımları yapılması kalitenin çok boyutlu olmasından kaynaklanmaktadır. Aşağıda dünya çapındaki kuruluş ve uzmanlar tarafından yapılmış olan kalite tanımları verilmiştir.

 

·         Kalite, bir ürün yada belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır.

·         Kalite, bir mal yada hizmetin belirli bir gerekliliği karşılayabilme yeteneklerini ortaya koyan karakteristiklerin tümüdür.

·         Kalite, bir malın yada hizmetin tüketicinin isteklerine uygunluk derecesidir.

·         Kalite, kullanıma uygunluktur.

 

1984 yılında D. Garvin kalitenin sekiz boyutunu aşağıdaki gibi tanımlamıştır.

 

            Performans : Üründe bulunan birincil özelliklerdir.

            Diğer Unsurlar : Ürünün çekiciliğini sağlayan ikincil karakteristiklerdir.

            Uygunluk : Spesifikasyonlara, belgelere ve standartlara uygunluktur.

            Güvenirlilik : Ürünün kullanım ömrü içinde performans özelliklerinin sürekliliği.

            Dayanıklılık : Ürünün kullanılabilirlik özelliğidir.

            Hizmet Görürlülük : Ürüne ilişkin sorun ve şikayetlerin kolay çözülebilirliğidir.

            Estetik : Ürünün albenisi ve duyulara seslenebilme yeteneğidir.

            İtibar : Ürünün yada diğer üretim kalemlerinin geçmiş performansıdır.

 

            Kalite, bir ürün yada hizmet hakkında müşteri yada kullanıcıların yargısı olup beklentiler ve gereksinimlerin karşılanmasına olan inançların ölçüsüdür [5].

            Kalite kavramı ISO standartlarına göre bir ürün veya hizmetin belirlenmesi veya tanımlanmasıdır. Birçok durumda ihtiyaçlar zaman bağlı olarak değişebilir. Bu da şartnamenin periyodik olarak revizyonunu gerektirir. İhtiyaçlar genellikle belirlenen kriterdeki özelliklere dönüştürülebilmektedir. İhtiyaçlar; kullanışlılık, güvenirlilik, bakımı yapılabilirlik, ekonomik ve çevre ile ilgili durumları da kapsayabilir.

            Kalite terimi, karşılaştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mükemmelliğin derecesini ifade etmek için kullanıldığı gibi kantitatif olarak yapılan teknik değerlendirmelerde kullanılmaz. Bu gibi durumlarda nitelendirici bir sıfat kullanılmalıdır. Mesela ürün veya hizmetler karşılaştırmalı olarak yapılan teknik değerlendirmelerde kalite düzeyi veya kalite ölçüsü gibi terimler kullanılabilir. Ürün veya hizmet kalitesi tasarı, üretim, servis ve bakım gibi birbiriyle ilişkili faaliyetlerin her aşamasından etkilenir. Tatmin edici bir kalitenin ekonomik bakımdan başarısı kalite halkasının her aşamasını bir bütün olarak kapsamaktadır. Kalite halkasının çeşitli aşamalarında kaliteye yapılan katkılar bazen önemini belirtmek amacıyla ayrı ayrı da tanımlanabilmektedir [6].

 

 

15/5/2007

3. KALİTE KONTROL AÇISINDAN KİMYASAL TEST YÖNTEMLERİ

Kalite kontrol işlemleri, birinci kalite pazarlanabilir mal üretmek için gereklidir.

Terbiye işlemleri açısından genellikle son ürünün aşağıdaki özellikleri test edilir.

 

·         Renk

·         Düzgünlük

·         Haslık

·         Tutum özellikleri

 

Normal kalite kontrol işlemleri sonrasında, genellikle belli bir standardın altındaki

ürünlerin yeniden işlenmesi veya ucuz fiyatla satılması gerekmektedir ki, her ikisi de maliyetlidir.

            Bu nedenle, ürünün başarılı bir şekilde üretilmesinde verimli bir proses kontrolünün uygulanması çok daha elverişlidir.

            Kalite kontrol işleminin asıl amacı; ikinci kalite malların elimine edilmesidir. Dolayısıyla, firmanın tüm teknik ve laboratuar personelinin önemli fonksiyonlarından biri yeterli prosesleri geliştirmektir [2].

            Şimdi bu kısımda kalite ve kalite kontrol kavramlarını daha yakından tanıyarak kimyasal test yöntemlerinin bu iki kavram için ne denli önemli olduğunu inceleyeceğiz.

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Blogcu ile yapıldı